22 Ocak 2013 Salı
evli, yalnız, kızıl ve intikam-2
20 Ekim 2012 Cumartesi
evli, yalnız, kızıl ve intikam-1
garip bir twitter mesajıyla başlamıştı herşey..
şimdi ise lüks bir otelin lobisinde koltukta oturmuş tedirgin şekilde benim otele giriş işlemlerini tamamlamamı bekliyordu.
bellboy odanın kapısını açıp odayı gösterirken kapnın kenarında bir an önce gitsin diye bakışlarını bellboy da hissetmiş olsa gerek fazla uzatmadan bahşişini alıp çıktı. sanırım 3 müz de o an odada ne için olduğumuzu anlamıştık.
yatağının karsısındaki koltukta üzerindeki kumas pantolonu ve gömlegi ile kucağında çantası ve tedirgin oturuşu ile sanki bir an önce kalkmak ister gibi duruyordu.daha önce ilk defa olacak böyle bir sey dediğinde belki de doğruyu söylüyordu. Biraz rahatlamasını istediğimden kucağındaki çantayı alıp masanın üzerine koyup bişi içmek ister misin diye sordum. yok içmiyim dediğinde odadaki gergin hava beni bile germişti.
Artık başlamanın zamanı gelmişti belkide. önünde durup elinden tutup koltuktan ayaga kaldırdım gözlerimle tüm vucudunu yukarıdan asagı inceleyip "resimlerden daha güzelsin" dediğim de "teşekkür ederim" dedi.
burada olmaktan ötürü pişman mısın die sordugumda şimdilik nhayır diye cevap verince yaklasıp hafifce dudaklarına bir öpücük kondurdum.hafifce dudaklarımı geri cekip bu sefer daha uzun süreli dudaklarını öpmeye başladıktan ksıa bir süre sonra karşılık vermeye başlamıştı.
Kollarımı ona sarıp belinden kendime dogru iyece çektiğimde havaya girmeye başlamış olacak ki kollarını boynuma doladı ve artık dilini de kullanarak öpüşüyordu.
kocası uzunca bir süredir yurtdısında calısıyordu çok nadir olarak ziyarete geliyor kesin dönüşü ne zaman yapacağı konusunda ki belirsizlik herseyle kendi mücadele etmek zorunda kalmaktan ötürü yorulduğunu güvenecek kendini bırakabilecek bazı seyleri düşünmeden sorumluluk hissetmeden biraz zaman gecirmek istediğini uzun uzun anlatmıştı bana. bun şeylerin içinde seks olduguda çok açıktı zamanla konuşurken bu tedirginliği gitmiş sertçe sikilmeyi istedigini uzun uzun anlatmıştı. kocasının kendisini aldatmasını affedemiyordu birazda intikam peşinde idi. ya da yabancı biriyle skişmeyi kcoasını aldatma dürtüsünü aldatma intikamı olarak göstermeye calısıp kendini avutmak istiyordu.
Öpüşürken vucudumu iyice ona yaslamıs vucut hatlarımı özellikle penisimin sertliğini hissettirmeye calısıyordum. boyu biraz kısa oldugundan tam vaginasına denk gelmese de göbek kısmına değdirdigini ve hissettigini arada gözlerini kaydırarak pantolonumun önüne bakmasından fark etmiştim.
öpüşürken elini tutup skimin üzerine koyup dokunması için bastırdıgım da duraksamadan pantolonumun üzerinden oksamaya ve sıkmaya baslamıstı bu arada üzerindeki gömlegin dügmelerini çözmeye başlamama boynunu öpmeme sadece hafif kesik hızlı soluyarak karsılık veriyordu.Siyah sütyeninin yeni oldugu ilk defa giyildiği kokusundan belli oluyordu oda hazırlıklı gelmişti.
basından saga dogru bastırtıp skimi yalaması için egilmesini belirtmeye calıstıgımda anlamsızca bakısları ile karşılaştım kulagına yalamayacak mısın dedim, hafif gülümseyrek neyi dedi, daha konuştugumuz gibiydi duymak istiyordu dirty talk u seviyordu "skimi yalamayacak mısın "dedim "isterimmm" şeklinde gülerke bir cevapla diz çöktü ve pantolonumu çözmeye basladı önce gömlegimi pantolonumun içinden cıkardı ve kemerimi çözmeye basladı yardımcı olmak için gömlegimi kendim basımdan sıyırıp çıakrıdm belden yukarım cıplaktı artık pantolonumun önünü acmıs boxerımın üzerinden penisimi oksuyordu onuda sıyırıp aletimi dışarı cıkardı ve eliyle basına dokunuyordu. aletim semsert olmustu basının üzerinden hafifce ıslandıgı zevk sularımın aktıgı parlak görüntüsünden belli idi.
bir süre iki eliyle dokunup oynadıktan sonra "al artık sunu agzıan "diye sertce söylemem onu olducka tahrik tmiş olacak ki birden agzına soktu ve yalamaya basladı. güzel yalıyordu 25 yas üstü kadınları bu yüzden seviyordum ne yi nasıl yaapcaklarını gayet iyi biliyorlardı. kısa sürede hemen hemen hepsini agzına almaya baslamıs ve belli bir ritim tutturmustu. odadaki aynadan bu görüntüyü bir süre izledim oldukca hosuma gitmişti.
Kızıl sacları kasık bölgemi tamamen kapadıgından skimin agzıan giriş çıkısını görmeiyor sadece hissediyordum. basını hafifce yana cevirip saclarını yanagının kenarından arkasına dogru toplayıp elimle saclarını tuttum. penisim agzında iken gözlerini yukarı cevirip yüzüme bakarak yalamaya devam etti, ne yapacagımı anlamış gibiydi.
devamı.. talebe göre..
19 Mayıs 2010 Çarşamba
EYY AŞK...

En son ne diyorduk. Yaz tatili ,Oğuz ve aşk. Yazlığa geleli daha birkaç gün olmuştu.Her sabah kahvaltıyı bahçede ederdik.O sabahta farklı bir gün değilmiş gibiydi, ama yanılıyordum. Bahçeye inerken kahvaltıda misafir birileri olduğunu gelen kalabalık ve uğultulu seslerden anlamıştım. Kahvaltı masasının yanına geldiğimde kalbim yerinden çıkacaktı, nefes alamadım , bir süre konuşamadım. Acaba hala uyuyordum ve bu gördüğüm bir rüyamıydı. Masada oturanlar yan yazlık komşumuzdu. Ama beni heyecanlandıran tabiî ki bu değildi. Asıl yanında getirdiği o yaradılış harikası varlık beni bu hale sokmuştu. O güne kadar belkide hiçbir erkek karşısında bu kadar heyecanlanıp , etkilendiğimi hatırlamıyordum. Şu an yazarken bile içimi tuhaf bir neşe ve heyecan kapladı diyebilirim.
Çocukluğumdan beri insan ilişkileri çok sıcak ve hemen kaynaşabilen bir insanımdır. Bugüne kadar bu konuda yanlış anlaşılarak çok sıkıntı yaşamadım. Sadece bazı hanzolar bu sıcak tavrı farklı algılayıp saçmalamazlarsa pek sorun çıkmıyor. Neyse yine o sıcacık ve sevgi dolu bakışlarla o senenin kurbanı olarak gözüme kestirdiğim bu çocuğa bir bakış attım. Öğrendim ki bizim Suzan Teyze’nin yeğeniymiş. Öyle yeğeni yerim ben. Masada kim var , kim yok umrumda bile olmadan hemen tanışma faslına geçtim. Yurtdışında yaşıyorlarmış ve ailece Türkiye’ye yaz tatili için gelmişlerdi. İşte dedim en ideal ,problemsiz yaz aşkım bu benim. Burada hiç arkadaşı yoktu. Bu çokta üzücü değildi. Benim işimi kolaylaştırmıştı. Ben onun ilk arkadaşı oldum ve bütün yazı hep beraber geçirdik. Tabii arkadaş olarak geçirmedik tatili.O sene Oğuz 20 yaşındaydı.
Girdiğimiz her ortamda deli gibi dikkat çeken bir tipti. Gündüz sahilde , gece diskoda kızların bana kıskanç bakışlarla bakmaları ne büyük bir haz veriyordu anlatamam. O yaz ilk kez alkol almaya başlamıştım. Oğuz alışıktı alkole. Çılgınlar gibi eğlenceli geçiyordu günlerimiz.
Birgün yine denize girdik , güneşlenmek için denizden çıkarken belime sarıldı. Bir erkeğin dokunuşu bir kadını ancak bu kadar yoğun uyarabilirdi. ‘’ Hadi gel gidiyoruz ‘’ dedi. Nereye olduğunu bile sormaya fırsat kalmadan kayık kiraladı ve denize açılmaya başladık. Zaten onunlayken nereye gideceğimizin pek bir önemi yoktu. Bana karşı çok korumacıydı ve bir o kadarda güven vermişti. Ondan gelebilecek bir zararı düşünemiyordum bile. Bir süre kürek çekti, açıldık. Kürekleri bırakıp yanıma geldi.Öpüşmeye başladık. O zamana kadar bu kadar ustaca ve mükemmel öpüşen bir erkekle karşılaşmamıştım. Ama o zamana kadar. Sonra ülkemin erkeklerinin arasında da bu konuda ustalıkla yarışacak birkaç kişiyle daha tanıştım. Amma konuyu dağıttım ben bugün yaaaa. Toparlayamıcam şimdi. Konu konuyu açacak . Maceralar coşacak.
Neyse öpüşmeyi , elleşmeler takip etti. Dokunuşları beni deliye çevirmişti. İlk kez birini bu kadar çok istiyordum. Sonuca geleyim ben o yaşta bakire olduğum için ilk yüzeysel sevişmeyi ve tabiî ki ilk orgazm deneyimimi ben Oğuz’la yaşadım. İkimizde mutluluk hormonları salgılamış ve bunu çok belirgin şekilde yüzümüzdeki gülümsemeyle on metre öteden belli eder hale gelmiştik. Tam 3 saat geçirdik sandalda. Bizle beraber sandalda bir hayli sallandı JArtık herkez meraktan ölmüş, bizi aramaya başlamışlardı ki döndük sahile. Annem birkaç gün trip yaptı , pek salmadı beni sahile falan. Şüphelendi sanırım. Aman çok önemli değildi annemin kızması. Kötü anlamda kendime zarar verecek bişey yapmamıştım. O yaşadığım deneyim her şeye değerdi. O yaz her anlamda çok sıcak geçti.
İstanbul’a bile beraber döndük. Ve bana o ilkleri yaşatan aşkımı en son havaalanında gördüm. Uçağa bindi ve gitti. Eğer biz yazlığımızı değiştirmeseydik belki başka bir yaz döneminde yine karşılaşabilirdik. Ama tekrar görüşebilseydik o yaz bu kadar büyülü ve etkileyici hatırlanmazdı buna eminim. Şimdi ise benim tarafımdan şarkılarla ve tüm güzelliği ile hatırlanıyor. Umarım oda aynı hislerle anımsıyordur beni …
15 Mayıs 2010 Cumartesi
YAZ AŞKIM

Az önce belki 15 sene önceye ait bir şarkı dinledim. Ve bu şarkı beni alıp o zamana sürükledi. Kendime geldiğimde, o yaz yaşadıklarımın hemen hemen hepsinin ne kadar net bir şekilde hala hafızamda olduğunu fark ettim. Ne güzel yaz aylarıymış onlar yaa. Dert yok, tasa yok. Tek büyük derdim, hangi çocuğu bu sene yaz aşkı yapsam kendime sorusundan ibaret . Sanırım herkesin bir yaz aşkı macerası vardır. Yani sadece bir yaz dönemi süren ve sonrasında tatille beraber sona eren , ama en güzel anılarıyla hafızalara kazınan yaz aşkları. Valla ben bu konuda çok şanslı hissediyorum kendimi. Benim gençlik dönemim ( ben hala genç sayılırım ama ) , yani bahsettiğim yaşlar 15 ile 22 arası falan acayip hızlı, dolu dolu ve çılgınca geçti. Ama iyiki öyle yaşamışım en azından hiçbir şeyde özentim kalmadı. Bu dönem içinde ne ailemi , nede kendimi zor duruma sokacak ve söz getirecek hiçbir davranışta bulunmadığım konusuna da değinmeden geçemicem.
Evet benim her yaz başka bir sevgilim olurdu. Ve bir sene önceki sevgiliyle de, kesin bir sonraki sene kanka olursun. Yada o senin en yakın kız arkadaşının o sene yaz aşkıdır. Ama her şekilde görüşürsün yani …Sanki bir önceki sene senin dudaklarına gömülen, deniz içinde oynaşılan çocuk o değildir. Roller değişmiştir.
Bir önceki seneden bu yana eğer ekstra bir değişiklik yoksa az çok senin kız arkadaşının senin eski manitayla neler yaşayabileceğini tahmin edersin.
İşte yine böyle bir yaz, okullar kapanmış ve biz yazlığa göçe başlamışız. Ben sanki yine her sene gidilen aynı yazlığa gitmiyormuşçasına heyecanlı ve bir o kadarda aceleciyim. Arkadaşlarıma olan özlemden çok, o sene daha büyümüş ve serpilmiş bir genç kız olarak sahilde boy gösterip o seneki kurbanı düşürmenin derdindeyim. Bir, iki günü çok sakin ve sıkıcı geçirdim. İşte Standart deniz – güneş – kum falan filan…Ama sonrasında yaşadıklarım , hayatımda geçirdiğim en eğlenceli tatil olarak hafızama kazındı. Baksana o yaza ait bir şarkımız bile varmış bizim. Bunu nasılmı anladım? O şarkıyı dinlediğimde beni Oğuz’a ve o yaza götürmesinden anladım. Yaşadıklarımıda yazıcam ama , yazı çok uzayacak diye bir sonraki yazıya bırakıcam onları. Offff yaaaa bu zamanı geri almanın yolunu hala bulamadılar mı ?
6 Mayıs 2010 Perşembe
ANTROPOZLU AMSALAKLAR…

Öncelikle baya ağır bir başlık oldu galiba, ama bugün yazacağım yazıyı okuduğunuzda bu başlığa sizinde hak vereceğinize eminim. Zaten bir süredir bloğa yazı yazamamış olmamın da acısı var. Abii bu haftabaşından beri resmen eşek gibi çalışıyorum, bir semerim eksik…Bu kadar yoğunluk olamaz yaaa, nefes alamadım… Ama bu kadar yoğunluğun içinde bir sürü sap herifle uğraşmaktan da geri kalmadım…
Şimdi efendim, hemen konuya başlamak istiyorum. Sektörümüz ve işim icabı etrafımda her çeşit erkek profili mevcut . Ben ne kadar seçici olamaya çalışsam da,bir çoğuyla azda olsa muhatap olmak durumunda kalıyorum. Biz bu X Beyle uzun senelerdir aynı isyerinde, farklı departmanlarda görev yapmaktayız. İlk tanıştığımız günden beri kendisine karşı bir büyüğüm olarak saygı ve buna bağlı sevgi beslemekteyim. Bak ne kadar hanım hanımcık bir uslupla yazıyorum bugün, kendimi takdir ettim…Neyse kendisinin çok saygıdeğer, şirin bir eşi , benim yaşımda kızları ve benden bir yaş küçük bir oğlu var.Aramızda son derece seviyeli bir abi – kardeş ilişkisi mevcuttu. Mevcuttu diyorum, çünkü artık adam zıvanadan çıktı . Nerdeyse bir senedir bana karşı olan davranışları ve konuşmalarındaki farkı hissedebiliyordum. Ama bir türlü anlam veremiyor ve açıkçası yakıştıramıyordum. Geçen gün şirket içinde bir toplantımız vardı. Bende bu ara vermiş olduğum kilolarında etkisiyle, yine çekmişim mini bir elbise üzerime ortalıklarda dolaşıyorum. X abim de şirketimizin mali müşaviri ile oturmuş sohbet ederken , kulaklarıma inanamadığım o cümle X abimin ağzından dökülüyor .
‘’ Kilo verdi , taş gibi oldu hatun ‘’ Bunu benim için söylüyor ve arkasındanda başlıyor asılmaya . Zaten adam gelip, gidip laf atıyordu. Şimdi başkalarının yanında da alalade asılıyor herif yaaaa. Sevgilimi tanıyor ve zaman zaman aynı ortamlarda bir araya geldiğimizde sohbet ediyorlar. Görünüşte iyi anlaşıyorlar. Ama arkasından bana gelip sevgilimi kötülüyor. Bu kesin aldatıyordur seni diyor . Sanki kendi yapmıyormuş gibi.
Ne umut ediyor acaba çok merak ediyorum. Bana abuk , sabuk teklifleri var. Eğer ona birgünümü ayırırsam bana kendi elleriyle kahvaltı hazırlarmış ( acaba kendi karısına hiç kahvaltı hazırladımı ? ) , mutlaka kahvaltının ardından yapacakları ile ilgilide planları vardır. Biz aslında ruh ikiziymişiz ( nasıl anlamış bunu hiç anlamadım ) , bende ayrı bir çekicilik varmış ( yaaa ben senin kızın yaşındayım , tabii çekici olucam ) , benimle hayatını geçiren hiç yaşlanmazmış ( daha ne kadar yaşlanacaksın anlamadım be adam ? ) v.s. v.s. … Tüm bunların yanı sıra gün içinde bana seks içerikli mailler atıyor. Birkaç kere terslendim. Açıklama olarak , samimiyetimize sığınarak attığını söyledi. Ya bu adam benim sıcakkanlılığımı kendine yapılmış kur olarak kabul ediyor. Ya da bu adam azdı. Kimbilir neler hayal ediyor benim üzerimde , halbuki öyle bir durum olsa kalbi duracak , üstümde kalacak haberi yok . Tam kart zampara dedikleri türden bu adam. Arada bana gelip yaptığı karı – kız kaçamaklarını anlatıyor. Sanırım beni heveslendirmeye çalışıyor. Bende iki gaz veriyorum buna J Valla tenhada falan yakalasa düzecek, ben öyle hissediyorum. Be adam bunca senedir versem verirdim zaten sana . Bunu hala anlamayarak boşuna zaman harcıyor olman üzücü. Ben eğleniyormuyum? Evet eğleniyorum . Antropoza girmiş bir adamın amsalakça davranışları gerçekten komik oluyor. Bazen ikimizi aynı yatakta düşünüyorumda , öncelikle aleti kaldırmak için sanırım bir krikoya ihtiyacımız olur . Ardından hadi diyelimki becerdi amcam , birde takdir bekler şimdi. Ben ne dicem , bunca senedir X abi diye hitap ettiğim amsalağa , o dakikadan sonra süperdin , harikaydın erkeğim mi dicem ? Ve bu yaşlarda aynı tarzda birkaç tane daha adam var tanıdığım. Bu bahsettiğim yaş ortalaması 50 yaşın üstünde . Hepside sözüm ona zamparalığın kitabını yazmış , uçana - kaçana atlayan tipler. Ama bence bunların hepsi yatakta fossss hacı…Bir bok beceremediklerinden dolayı , bu antropozlu amsalakların ağzına vurmuş.
Neyse , arada ben acıyorum onlara ve şöyle bir göz şöleni yaşatıyorum.Bari garibanlar böyle konuşarak tatmin olsunlar …
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Kadın Hırsı
30 Nisan 2010 Cuma
ALLAH NELER YARATIYOR …


Eyyyyy yavrummmm eyyyyy !!! Bunlar başka bir formatta yaratılmışlar yaaa…
İnsan ne bakmalara doyabiliyor, nede gözünü alabiliyor bu yaratıklardan. Yaratık diyorum evet , çünkü bunlar erkek değil yaaaa…Eğer bunlar erkekse etrafta dolaşan diğerleri ne peki … İsimlendiremiyorum ben bunları…Ayrı bir karizma bunlardaki hacıııı … Ben severim etrafımda eli , yüzü düzgün, oturup kalkmasını bilen , karizmatik adamların dolaşmasını… Eeee onlar dolaştıkça da bizde boş durmuyoruz. Hep erkeklerin mi kadınları süzüp gözü gönlü açılacak dimi ? Şöyle baştan aşağıya süzdüğümüz oluyor tabii bu yaratılış harikası varlıkları … Eğer adam yakışıklı ise nazar değmesin diye maşallahımızı da çekeriz mutlaka…
Şimdi other bu yazıyı okurken sinirden küplere binmiştir. Şöyle kallavi kol gibi lafları sokacak bir yorum yazar kesin bana. Ama ne yapıyım other ‘ım baksana şu çakmak çakmak gözlere. Behlül behlül bakıyooo ordan. O bakıyor ben burada eriyorum. Hani çok kullandığı bir söz varya onun, ‘’ Behlül kaçar ‘’. Abii o kaçsın ben kovalarım onu kilometrelerce J Ya diğerine ne demeli , Allah hem tip vermiş , hem ses.
Yaaaa şimdi çok askıntı bir post oldu bu ama, ne yapıyım kardeşim yakışıklı adama yakışıklı diyen kadınlardanım ben. Öyle nabzı atsa yeter olayı yok bende. Seçici olmak lazım dimi. Nitekim genciz daha. İlerleyen yaşlarda nefes alsa yeter, nabzı atsa yeter diyecek zamanlarımızda gelir elbet J Bu benim yaptığım , kendini eğlendirme , lafta çapkınlık yani .Ama her şeyden önce adama bakacaksın , bu adam gerçekten adam mı diye. Bir kere kendi adıma konuşayım.
Ben adamın önce karakterini yoklarım. Sonra bakarım dış güzelliğine. Gözleri önemlidir benim için. Çünkü yalansız onlar anlatır her şeyi. Şöyle boylu , poslu olmalı. Giydiği yakışmalı üstüne. Takım elbiseyi de , spor giyimi de taşıyabilmeli.Erkeğin kokusuda önemlidir. Yani parfümden çok o erkeksi ten kokusundan bahsediyorum.Kadını deli gibi çekmeli kendine.Sonra çok tüylü , kıllı erkeklerden hoşlanmam. Ellerine ve kol yapısına dikkat ederim. Fiziksel düzgün hatlara sahip olmalı.Ve en önemli şeyyy ben erkeğin poposuna bakarım. Şöyle ele avuca gelecek derli toplu bir popo. Eeee tabii karakter dedik, tip dedik. Maddi durumuda çok kötü olmasın şimdi bu yakışıklıların dimi. Gel gelelim tüm bu özelliklerin bir arada olduğu kaç tane böyle adam vardır ki dünya üzerinde? Dün zaten other ımda bana yorum yazmış‘’yok böyle bir adam hayal kurma boşuna ‘’ diye. Offf yaa bu other hep benim böyle hayallerimle oynuyor. Ne olur yıkmasan hayallerimide , yaşadığımı , nefes aldığımı hissetsem. Neyse ;other ım beni yazarlıktan atmadan ,hatta ‘’ a.q. HAYAT bu yazı ne lan ‘’ demeden ben bu erkek manyağı tavırlardan bir kurtulayım dimi. Yine hanım hanımcık olayım.
Yazar derki ;geldi bahar ayları ,gevşer gönül yayları …Sağlıcakla kalın J

