
En son ne diyorduk. Yaz tatili ,Oğuz ve aşk. Yazlığa geleli daha birkaç gün olmuştu.Her sabah kahvaltıyı bahçede ederdik.O sabahta farklı bir gün değilmiş gibiydi, ama yanılıyordum. Bahçeye inerken kahvaltıda misafir birileri olduğunu gelen kalabalık ve uğultulu seslerden anlamıştım. Kahvaltı masasının yanına geldiğimde kalbim yerinden çıkacaktı, nefes alamadım , bir süre konuşamadım. Acaba hala uyuyordum ve bu gördüğüm bir rüyamıydı. Masada oturanlar yan yazlık komşumuzdu. Ama beni heyecanlandıran tabiî ki bu değildi. Asıl yanında getirdiği o yaradılış harikası varlık beni bu hale sokmuştu. O güne kadar belkide hiçbir erkek karşısında bu kadar heyecanlanıp , etkilendiğimi hatırlamıyordum. Şu an yazarken bile içimi tuhaf bir neşe ve heyecan kapladı diyebilirim.
Çocukluğumdan beri insan ilişkileri çok sıcak ve hemen kaynaşabilen bir insanımdır. Bugüne kadar bu konuda yanlış anlaşılarak çok sıkıntı yaşamadım. Sadece bazı hanzolar bu sıcak tavrı farklı algılayıp saçmalamazlarsa pek sorun çıkmıyor. Neyse yine o sıcacık ve sevgi dolu bakışlarla o senenin kurbanı olarak gözüme kestirdiğim bu çocuğa bir bakış attım. Öğrendim ki bizim Suzan Teyze’nin yeğeniymiş. Öyle yeğeni yerim ben. Masada kim var , kim yok umrumda bile olmadan hemen tanışma faslına geçtim. Yurtdışında yaşıyorlarmış ve ailece Türkiye’ye yaz tatili için gelmişlerdi. İşte dedim en ideal ,problemsiz yaz aşkım bu benim. Burada hiç arkadaşı yoktu. Bu çokta üzücü değildi. Benim işimi kolaylaştırmıştı. Ben onun ilk arkadaşı oldum ve bütün yazı hep beraber geçirdik. Tabii arkadaş olarak geçirmedik tatili.O sene Oğuz 20 yaşındaydı.
Girdiğimiz her ortamda deli gibi dikkat çeken bir tipti. Gündüz sahilde , gece diskoda kızların bana kıskanç bakışlarla bakmaları ne büyük bir haz veriyordu anlatamam. O yaz ilk kez alkol almaya başlamıştım. Oğuz alışıktı alkole. Çılgınlar gibi eğlenceli geçiyordu günlerimiz.
Birgün yine denize girdik , güneşlenmek için denizden çıkarken belime sarıldı. Bir erkeğin dokunuşu bir kadını ancak bu kadar yoğun uyarabilirdi. ‘’ Hadi gel gidiyoruz ‘’ dedi. Nereye olduğunu bile sormaya fırsat kalmadan kayık kiraladı ve denize açılmaya başladık. Zaten onunlayken nereye gideceğimizin pek bir önemi yoktu. Bana karşı çok korumacıydı ve bir o kadarda güven vermişti. Ondan gelebilecek bir zararı düşünemiyordum bile. Bir süre kürek çekti, açıldık. Kürekleri bırakıp yanıma geldi.Öpüşmeye başladık. O zamana kadar bu kadar ustaca ve mükemmel öpüşen bir erkekle karşılaşmamıştım. Ama o zamana kadar. Sonra ülkemin erkeklerinin arasında da bu konuda ustalıkla yarışacak birkaç kişiyle daha tanıştım. Amma konuyu dağıttım ben bugün yaaaa. Toparlayamıcam şimdi. Konu konuyu açacak . Maceralar coşacak.
Neyse öpüşmeyi , elleşmeler takip etti. Dokunuşları beni deliye çevirmişti. İlk kez birini bu kadar çok istiyordum. Sonuca geleyim ben o yaşta bakire olduğum için ilk yüzeysel sevişmeyi ve tabiî ki ilk orgazm deneyimimi ben Oğuz’la yaşadım. İkimizde mutluluk hormonları salgılamış ve bunu çok belirgin şekilde yüzümüzdeki gülümsemeyle on metre öteden belli eder hale gelmiştik. Tam 3 saat geçirdik sandalda. Bizle beraber sandalda bir hayli sallandı JArtık herkez meraktan ölmüş, bizi aramaya başlamışlardı ki döndük sahile. Annem birkaç gün trip yaptı , pek salmadı beni sahile falan. Şüphelendi sanırım. Aman çok önemli değildi annemin kızması. Kötü anlamda kendime zarar verecek bişey yapmamıştım. O yaşadığım deneyim her şeye değerdi. O yaz her anlamda çok sıcak geçti.
İstanbul’a bile beraber döndük. Ve bana o ilkleri yaşatan aşkımı en son havaalanında gördüm. Uçağa bindi ve gitti. Eğer biz yazlığımızı değiştirmeseydik belki başka bir yaz döneminde yine karşılaşabilirdik. Ama tekrar görüşebilseydik o yaz bu kadar büyülü ve etkileyici hatırlanmazdı buna eminim. Şimdi ise benim tarafımdan şarkılarla ve tüm güzelliği ile hatırlanıyor. Umarım oda aynı hislerle anımsıyordur beni …
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder