30 Nisan 2010 Cuma

ALLAH NELER YARATIYOR …






Eyyyyy yavrummmm eyyyyy !!! Bunlar başka bir formatta yaratılmışlar yaaa…



İnsan ne bakmalara doyabiliyor, nede gözünü alabiliyor bu yaratıklardan. Yaratık diyorum evet , çünkü bunlar erkek değil yaaaa…Eğer bunlar erkekse etrafta dolaşan diğerleri ne peki … İsimlendiremiyorum ben bunları…Ayrı bir karizma bunlardaki hacıııı … Ben severim etrafımda eli , yüzü düzgün, oturup kalkmasını bilen , karizmatik adamların dolaşmasını… Eeee onlar dolaştıkça da bizde boş durmuyoruz. Hep erkeklerin mi kadınları süzüp gözü gönlü açılacak dimi ? Şöyle baştan aşağıya süzdüğümüz oluyor tabii bu yaratılış harikası varlıkları … Eğer adam yakışıklı ise nazar değmesin diye maşallahımızı da çekeriz mutlaka…





Şimdi other bu yazıyı okurken sinirden küplere binmiştir. Şöyle kallavi kol gibi lafları sokacak bir yorum yazar kesin bana. Ama ne yapıyım other ‘ım baksana şu çakmak çakmak gözlere. Behlül behlül bakıyooo ordan. O bakıyor ben burada eriyorum. Hani çok kullandığı bir söz varya onun, ‘’ Behlül kaçar ‘’. Abii o kaçsın ben kovalarım onu kilometrelerce J Ya diğerine ne demeli , Allah hem tip vermiş , hem ses.





Yaaaa şimdi çok askıntı bir post oldu bu ama, ne yapıyım kardeşim yakışıklı adama yakışıklı diyen kadınlardanım ben. Öyle nabzı atsa yeter olayı yok bende. Seçici olmak lazım dimi. Nitekim genciz daha. İlerleyen yaşlarda nefes alsa yeter, nabzı atsa yeter diyecek zamanlarımızda gelir elbet J Bu benim yaptığım , kendini eğlendirme , lafta çapkınlık yani .Ama her şeyden önce adama bakacaksın , bu adam gerçekten adam mı diye. Bir kere kendi adıma konuşayım.



Ben adamın önce karakterini yoklarım. Sonra bakarım dış güzelliğine. Gözleri önemlidir benim için. Çünkü yalansız onlar anlatır her şeyi. Şöyle boylu , poslu olmalı. Giydiği yakışmalı üstüne. Takım elbiseyi de , spor giyimi de taşıyabilmeli.Erkeğin kokusuda önemlidir. Yani parfümden çok o erkeksi ten kokusundan bahsediyorum.Kadını deli gibi çekmeli kendine.Sonra çok tüylü , kıllı erkeklerden hoşlanmam. Ellerine ve kol yapısına dikkat ederim. Fiziksel düzgün hatlara sahip olmalı.Ve en önemli şeyyy ben erkeğin poposuna bakarım. Şöyle ele avuca gelecek derli toplu bir popo. Eeee tabii karakter dedik, tip dedik. Maddi durumuda çok kötü olmasın şimdi bu yakışıklıların dimi. Gel gelelim tüm bu özelliklerin bir arada olduğu kaç tane böyle adam vardır ki dünya üzerinde? Dün zaten other ımda bana yorum yazmış‘’yok böyle bir adam hayal kurma boşuna ‘’ diye. Offf yaa bu other hep benim böyle hayallerimle oynuyor. Ne olur yıkmasan hayallerimide , yaşadığımı , nefes aldığımı hissetsem. Neyse ;other ım beni yazarlıktan atmadan ,hatta ‘’ a.q. HAYAT bu yazı ne lan ‘’ demeden ben bu erkek manyağı tavırlardan bir kurtulayım dimi. Yine hanım hanımcık olayım.



Yazar derki ;geldi bahar ayları ,gevşer gönül yayları …Sağlıcakla kalın J

29 Nisan 2010 Perşembe

Conversation with Other Woman



Tam 3 yıl olmuştu yanyana gelmeyeli... Her ikimizde hayatlarımıza başkalarını sokmuştuk. 3.5 yıl önce en son buluştuğumuz otelde buluşmaya karar vermiştik. Otel arada geçen sürede dahada köhneleşmiş, gündelik seks için kullanılan bir yer haline gelmişti.Hoş resepsiyondakine birazdan bir bayan arkadaşımın geleceğini söylediğimde hiç şaşırmamasından ve suratındaki ifadeden de açıktı.


Oda gayet basit döşenmiş ve eskiden bıraktığımız gibiydi, aynı eşyalar aynı koltuk aynı masa aynı televizyon. 3.5 yıl önce 3 tam gün geçirmiştik en son sevişmemizde ağlayarak bana başkası ile olsam evlensem de senin olacağım seninle gene yatacağımd meişti. bu cümleyi hiç unutmamıştım belkide tekrar benle yatacağını umut etmiştim hep.



Yaklaşık 1 saat sonra geldi, kapıyı açtığımda bir telefon konuşması yapıyordum telefon ile konusurken kapıyı açtım yüzüne ve ona baktım ( 3 yıldan sonra neden o anı telefonla konuşarak bok ettim hala bilmiyorum) içeri girince elimin tersi ile yüzünü hafifçe okşayıp oturmasını söyledim. ( aradan 1 kaç geçtikten sonra bana elimle yanağını okşamama çok şaşırdıgını onca zamandan sonra ansıl bu kadar soğukkanlı sıcak olduğumu sormuştu)




Telefonu kapatıp karsılıklı oturduk. sanki hiç zaman geçmemişti herseyi bir kaç gün önce bırakmıstık aradan onca zmana geçmemiş bir sürü sey olmamış hayatımız tamamen değişmemiş gibiydi. rutin konusmalar yaptık hiç bir yabancılık soğukluk yoktu. Yaklaşıp sarılmak yaklaşık yarım saat sonra aklıma geldi. en çok kokunu özledim dedim. Saçmala parfümüm değişti arada dedi. Bahsettiğim kokunun ne olduğunu, parfüm ile onun kokusunu kolaylıkla ayırt edebildiğimi hiç anlamamıştı ki.


Hersey sanki bıraktığım gibi dedim çok kilo aldım dedi, yoo iyisin hala aynısın diye kolayca yalan söyleyip beline dokundum, eh biraz olur öyle bende aldım dedim.Sorgulamadık n edne yaptın demedik sen söyle yaptın ben böyle yaptım hataı olan sendin dahid emedik sustuk o anın bokunu çıakrmayı ikimizde istemiyorduk...


Conversation with other Woman.. bilmiyorum bu filmi izlediniz mi.. ben bu görüşmeden sonra izlediğimde öyle tanıdık gelmişti ki çarpılmışa dönmüştüm.
Ha görüşmenin devamı mı belki yarın..

GİT ARTIK HÜZÜN !!!


Kalbim acıyor. Ara ara yokluyor benliğimi. Çoğu zaman deliliğe vursamda kendimi , hiç aklımdan çıkmayan gönül yaralarım var benim.Ve tüm bu kanayan yaralara rağmen, beni hayata bağlayan sorumluluklarım var. Yaşama nedenlerim belkide.


Bahar geldi. Benim bu aylarda kalbimin yerinden çıkacak gibi atması , hatta sahte aşk kıpırtılarıyla heyecanlanması , yüzümdeki gülücüğün hiç kesintisiz olması lazımdı. Yani eskiden her bahar böyle olurdu. Ama galiba bu sene henüz bahar gelmedi bana. İçimdeki sahte keyif ve neşe yüzüme de aynı sahtelikte bir gülümsemeyle yansıyor. Aynada kendimi tanıyamıyorum. Hayat dolu HAYAT’ı benden aldılar. Kolum kanadım halen kırık. Tam toparlanmam lazım artık , toparlanıcam , her şey eskisinden daha sorunsuz ve güzel olacak derken karşıma çıkan ve bana yaşadıklarımı tekrar tekrar hatırlatan olaylardan bıktım artık.


Bazen size de olur mu bilmiyorum ama , şarkıda da dediği gibi ‘’çekip gidesim var artık yalan dünyadan ‘’ . Burada kastettiğim ölüm falan değil . Ölümü düşünmek için daha çok gencim . Ama beni kimsenin tanımadığı biryere , hayatımdaki kimseye haber vermeden gitmek gibi abuk düşünceler aklımdan geçmiyor değil. Yorgunum. Bu yorgunluğu da ne zaman üzerimde atacağım bilemiyorum.


Ben hep insanları incitmemek için büyük çaba sarfeden , uyumlu ve sevgi dolu bir tiptim. Ama bu aralar hırçınım abiii. Sağa sola saldırıyorum. Kendimden daraldım. Bir türlü anlatamadığım , hatta belki kendimin bile anlayamadığı şeyleri beceriksizce yazıya dökmek iyi geliyor bana. Birilerine güvenmek istiyorum, ama kendime bile güvenim yok bu aralar . Belki de güvenmek değil, sığınmak istiyorum. Ama yaralarımın tekrar tekrar kanatılmasından korkuyorum. Ben tekrar ve tekrar aşık olmak ve bu aşkı doyasıya yaşamak istiyorum. Ama bunu sadece istemek yetmiyor bunu başarabilecek gücü bulamıyorum kendimde ve susuyorum. Susuyorum , çünkü her söylediğim hata benim L

28 Nisan 2010 Çarşamba

HAYDİ KIZLARRR ALIŞ - VERİŞE…




Başlığa bakıp aldanmayın !!!

Buradaki alış ve veriş erkeklerin anladığı ve sevdiği anlamda bir alış – veriş değil.

Aksine erkeklerin nefret ettiği , kadınların bayıldığı şu bildiğimiz alışveriş J

Sinirliyim hacı bugün. Sabahtan belliydi bugünün laneti. Kadın kısmısı olarak sizde bilirsiniz ki bir kıyafet sorunumuz vardır. Dolaptaki kıyafetler artık neredeyse dışarı taşacaktır ama biz yinede giyecek bişey bulamayız. Birde



‘’ ayyyy giyecek hiçbirşeyim kalmamış .‘’ diye Standart bir cümlemiz vardır ki; bunu duyanda bize acır ve sevabına alışverişe götürür. Neyse, sabah bu anlattığım kıyafet sorunsalıyla güne başladım. Onun gerginliğinin üzerine ofise geldim sabah açtım pc mi, birde baktım akşam other koku , kuku döktürmüş maşallah…Dedim bende bir post yazıyım ve şu erkek kısmısının alışveriş konusundaki ipneliğini biraz eleştireyim…

Bu erkekler neden alışverişi sevmezler ben hiç anlayabilmiş değilim. Beylere



‘’ hadi bugün biraz çarşı , pazar yapalım’’ denildiğinde , hortlak görmüş gibi bir surat ifadesiyle binbir bahane üretiverirler gelmemek için. Aslında nasıl büyük bir mutluluk verir yeni bir şeyler almak. Bir örnek vermek gerekirse ; kadınlar alışveriş yaparken , en az orgazm olduklarında aldıkları zevki alırlar. Küçüğünden , büyüğüne her yaş grubu kadın sever alışverişi. Kimisi kendini kaybedip, transa geçer. Genelleme yapmayalım ama erkeklerin çoğunluğuda nefret ederler. Onlara göre ne kadar gereksiz bir aktivitedir. Ama bu konudada erkeklerin kadınlara bir yalakalık dönemi vardır. Eğer ilişkiniz daha yeni başlamışsa ve siz cicim aylarındaysanız , partneriniz sizinle cehennemin dibine bile gelir. Saatlerce hiç usanmadan o mağaza senin , bu mağaza benim dolaşır ve bundan hiç rahatsızlık duymaz. Her giyip çıkardığınız kıyafete yorum yapar ve genelde hepsi size çok yakışmıştır. İşte o zaman düşünürsünüz, hayallerinizi süsleyen ideal erkeğinizdir o sizin. Ama ilişki ilerledikçe ve artık enseye tokat , göte parmak kıvamındaysanız acı gerçek yüzünü göstermiş demektir. Hayalleriniz yıkılmıştır, oda diğer erkeklerden farksızdır. Alışverişe gitmek yerine, evde öküz gibi yatıp maç seyretmeyi tercih eder. İşte o saatten sonra elele tutuşup alışveriş yapma olayı çoktan mezara gömülmüştür. Ama kadın hiç pes etmez, yolunda ısrarla yürümeye devam eder. Kadın alır – verir ekonomiye can verir…

İşteeee bende anladım ki , benimde alışveriş yapıp ekonomiye can verme zamanım gelmiş J ‘’ ayyyyyy gerçekten giyecek hiçbirşeyim kalmamışşşş . ‘

27 Nisan 2010 Salı

Kadınlarda Koku(kuku) Sorunu

Oldum olası kokulara karşı aşırı hassas biri oldum. Hali hazırda akşam eve dönüşte karşı ya da alt komşunun ne yemek pişirdiğini sayacak kadarda hassas bir buruna sahibimdir.

Güzel kokan şeyler beni çoğu zaman cezbeder.Her insanın kendine has bir kokusu olduğu söylenir.Hatırlıyorum yıllar önce küçükken yatılı okulda bir arkadaşım bir şey keşfetmişti, kendi saçını elinle defalarca karıştırıp koklarsan kendi babanın kokusunu duyuyorsun diye, hepimiz oturup denemiştik artık sürü psikolojisinde nmidir nedir hepimizde babamız gibi koktuğunu düşünmüştük.(not yatılı okulda insan çok sık duş almaz haftada 1 dir genelde süre belkide ter kokusu babamızı hatırlattı)

Düşününce kadınlarda beni en çok cezbeden şey koku oldu. Kadınlar parfüm, krem vs. kullanımda erkeklere göre epey ileri olduğunu düşünürsek aslında güzel kokan kadın mı yoksa parfümümü diye düşündüğüm çok oldu. Tabi ki bunu ayırt etmek çok zor olmuyor en azından kadınla vakit geçirdiğinizde ya da yatağa girdiğinizde parfümle kapatamayacağı kadar yakınlaştığınızda kokuyu ayırt etmek çok kolay oluyor.Fakat o zamanda iş işten geömiş olabiliyor.

Kokusunu sevemediğim bir kadınla yatağa girmek her zaman ızdırap olmuştur. Çok yaklaşmayacaksın, uzaktan işini göreceksin, özellikle aşağılara çok fazla kaymayacaksın ön sevişme kısmını mümkün olduğunda kısa tutup bir an önce hedefe odaklanacaksın, birde tüm bunların üzerine karşı tarafa bunu belli etmeden yapacaksın.

Birde olayın hayal kırıklığı boyutu var ki, gayet hoş seksi cekici bulduğunzu sizi heyecanlandıran yatağa girmek için acele ettiğiniz, bir an önce saldırı hareketine geçtiğinizde, kokuyu alıp bir anda tüm herseyin gecmesi, tüms ertliklerin yumuşaması...


Sevişirken fazla temasa yakınlaşmaya, yatkın biriyim. Çoğu erkeğin aksine kadına oral seksi de karşılık olarak değil, hakketen keyif alarak yapmayı seviyorum. Ama kadının kokusunu en yoğun alabileceğiniz yer elbetteki kuku oluyor. Keçi peynirindne yapılmış böreği kzara yediğimde kokusunu alıp direk kusarak çıakrtan biri olduğumu düşününce böyle bir kadına oral seks yapmanın ne denli ızdırap olacağı çok açık.

Bünyeden mi kaynaklanır yoksa vajina temizliğinin iyi yapılmamasından mı bilmiyorum ama kadınların yaklaşık yarısı kötü kokuyor.Genelde bunu pek belli etmemeye çalışırsınız karşınızdaki kırılmasın diye ama, bir dönem bir kadın vardı dışarıdan oldukça hoş bakımlı temzi titiz bir kadındı ilk oral denememde kokusu çok kötü gelmişti, hatun hemen bıraktı kaçıyor demesin diye bir kaç dakika devam etmiş sonraki sevişmelerde teklif dahi etmemiştim. Konuşma arasında oral yapılmadan orgazm olamadığını, haliyle benimde kendisine yapmamı istediğini söylemişti bir süre sonra, aradaki ilişkinin sadece seks üzerine olmasının verdiği rahatlıkla bende kendisine söylemiştim kokudan ötürü yapamadığımı, sakin görünmeye çalıştı ama çok bozulmuştu, hiç kimsnein söylemediğini böyle bir şeyi bana öyle gelmiş olabileceğini filan söyleyip uzatmamıştı konuyu ama, zaten bir dahada sevişmedik.

Hadi sevişmek için görüştüğünüz, ya da kolayca bitecek bir ilişkide bunu farkettiğinizde uzaklaşması kolayda, sevgili, ya da eşinizde bunu fark ettiğinizde büyük bir ikilemde kalındığı muhakkak.

en iyi sevişmelerimi yaşadığımı düşündüğüm ve sevdiğim kadının, kokusunu en çok sevdigim kadın olduğunu düşününce sanırım, kadınları severken dahi kokusunu birinci plana alıyorum....

ORGANİZE HAYATLARIN HAYAT’I !!!

Merhaba , öncelikle ben kimim dimi? Bu blogta benim yazımın ne işi var? Tanışalım hadi. Ben HAYAT. Blog sahibi Other’ın sırdaşıyım diyelim. Hayatımızda ne var , ne yok biliriz birbirimizin. Körler , sağırlar birbirini ağırlar hesabı konu hakkında fikir verir akıllar danışır , bazen de gazlarız birbirimizi. Kadın – Erkek ilişkileri konusunda onun üstün bilgilerinden yararlanıyorum. Seviyorum ben bu adamla sohbet edip , dertleşmeyi. Bana bloğunda konuk yazarlık teklifinde bulundu ve kabul etmem için çok yalvardı J Kıramadım. Bundan sonra vakit buldukça bende burada hayata dair yazılarımla yer alacağım. Hayata dair diyorum çünkü , bizim tüm derdimiz şu hayatla . Yazarın ruh haline bağlı olarak bir gün bakarsınız sevgi kelebeği gibi hayatın güzelliğinden bahsederken , ertesi gün hayatın a.q. diye giriş yapabilirim yazıya. Giriş yazısını çok uzatmayalım . Aman bu other sinirli adam vesselam ilk günden kızdırmamak lazım. Ben ilk müsait olduğum an şöyle güzel, uzun bir yazı döşerim bloğa.

26 Nisan 2010 Pazartesi

Utanmak mı?Utanmaz olmak mı?

utanç garip bir duygu. Bir çoğumuz bunu yaşarız. Fakat utangaç olmakla utanmaz olmak arasında seçim yapılması gerekse acaba hangisini seceriz. Çevrede utanmazlıgın algısıda hep değişik kabul edilir. Konu kadın-erkek ilişkileri olduğunda erkeğin hep daha ön planda ilk hareketi yapan, belli şeyleri ilk söyleyen olması istendiğinden utanmaz olması gerekmektedir. Kadınlar bizden bunu bekler. utanmaz adam kendine güvenen adam kabul edilir.Bence bir çok kadında zaten böyle erkek istiyor. İlk beraber olmayı teklif edenin erkek olması, ilk bir yere gitmeyi erkeğin davet etmesi ya da sevişelim mi teklifini erkeğin yapması beklenir. Hatta bunları bir kadınla konuştugunuzda "ee sen söyleyeceksin tabi sen istemedin ki" diye aksine harekette tepki bile toplarsınız.

Kadınlar Utanmaz adamı seviyor, sorun su sadece neyi nerede ne kadar söyleyeceginin sınırını kestirmek güç.Kendine güven, özgüven kadınlarda hep hosa gitmiştir. Karsısında eli ayagı dolanan yüzü kızaran bir adama kadınlar saygı duymaz, olsa olsa şeker bulurlar böyle adamı. Kız aradaşlarıyla olan sohbetlerde en fazla "ay yüzü kızardı nasıl şeker nasıl şeker" diye kahkahalarla geyiğini yaparlar. Kadınlar şeker buldukları adamdan çabuk sıkılırlar bu da defalarca yaşanmış bir gerçektir.Yani utanan adam her halukarda yanlzı kalmaya mahkumdur. Masturbasyon sonrası insan bir pişmanlık bir utanma duygusu hisseder bu da bir gerçekliktir. Yani utanan adam her halukarda mastürbasyona talim edeceğinden utanmaya devam edecektir. Siz siz olun kadınlardan utanmayın. Çünkü onlar bizden utangac olmamızı beklemiyor.

23 Nisan 2010 Cuma

Huzursuzluk

Askerlikte "şafak sıkıştırması" diye bir tabir vardır. Direk askerlik muhabbetinden başlamak için demiyorum bunu ama askerliğinin bitmesine kısa süre kalnalarda göründüğü iddia olunan bir sendromdur. Semptonları arasında can sıkıntısı, yapacak bir şey bulamamak, vakit geçirememek, bıkkınlık, huysuzluk bezmişlik bulunmaktadır. Askerlik günlerinde diğer kişiler bu durumları direk şafak sıkıştırmasını bağladığından "ne o şafak mı sıkıştırdı m.na koyum" deyip yaptığınız her mantıksız saçma hareketi hoş görebilirler. İyi de askerliği yapalı çok oldu, kaldı ki şafak sıkıştıracak kadar, uzun süreli de askerlik te yapmadım ama galiba şu an hissettiğim şeyleri hissediyorlardı. boğulacak gibiyim, sanki yarın hayatım sona erecek ne demeye bugun bir şeyler yapayım ki etrafa eblek eblek baksam yeterli modundayım...